27 Haziran 2009
Bundan böyle yılların olmaz artık baharı,
Ne yapraklar gül açar, ne mevsim çalar yaza.
Kanatları ıslanmış yürek titrer dalında,
Dolu vurur, çiğ düşer yokluğunda temmuza;
Karanlıkta yeryüzü ısınır mı Minelva? Yazının tamamını okuyun »
09 Şubat 2009
Dünyanın en uzun hüznü yağıyor
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
Belki bulmaya gidiyorsun kaybettiğimiz
O insan ve tabiat çağını Yazının tamamını okuyun »
30 Ocak 2009
Gönlünce gamz eder,
Güller gamzede.
Her gören gamze der,
Gönlüm gam zede. Yazının tamamını okuyun »
19 Ocak 2009
İkbâl için ahbâbı siâyet yeni çıktı
Bilmez idik evvel bu dirâyet yeni çıktı
Sirkat çoğalıp lâfz-ı sadâkat modalandı
Nâmus tamam oldu hamiyyet yeni çıktı
Düşmanlara ahbâbını zemm oldu zerafet
Dildardan ağyâra şikâyet yeni çıktı Yazının tamamını okuyun »
06 Ocak 2009
Ey Kavmim
Sen ki peygamberlerini bile dinlemedin beni hiç dinlemezsin.
Dönüp de bakmazsın ölülerine.
Lut kavminden de değilsin sen, hazdan olmayacak mahvın.
Acıyla karıldı harcın ama acıya da yabancısın.
Ağıtları sen yakarsın ama kendi kulakların duymaz kendi ağıdını.
Bir koyun sürüsünden çalar gibi çalarlar insanlarını ve sen bir koyun sürüsü gibi bakarsın çalınanlarına.
Tanrı’ya yakarır ama firavunlara taparsın.
Musa Kızıldenizi açsa önünde, sen o denizden geçmezsin. Yazının tamamını okuyun »