Gözlerinde Çağ Yanar

Sen geçersin içinden yıllar susar, çağ
tutuşan mavi bir çerağ .

Düştüğü kuyulardan çıkar gider sefaya
İz bırakır çöllerde ardından çağlar geçer.
Kölenin çığlığıyla yankılanır kolezyum
Sessiz bir seyircinin kalbini dağlar geçer
Unutulur mezarı Zeus’un bir adada
Efsane yatağına görünmez ağlar geçer.

Boynu bükülür gülün; bahçe , bağ
Bu şehrin ebruvanı o koskoca dağ .

Kusva düşer yollara tarihi görmek için
Hicrandan güvercinin saçlarına ak düşer
Kanat çırpar ayrılık Leyla’nın vahasına
Çölün orta yerinde mecnuna firak düşer
Başını taştan taşa vurarak giden nehir,
Bembeyaz gelinlikle denize berrak düşer

Dinamit patlar suda; avcı , ağ
Bir yüzüğün kaşıyla efsane otağ .

Kız Tibet’in suyuyla doldurur kadehini
Avcının sadağında intikam oku kalır
Sular çekilir elbet her tufanın sonunda
Zeytin dalı o kuştan yadigâr doku kalır.
Şirin’in sevdasıyla erir gider koca dağ,
Küllerinin içinde yanık bir koku kalır

Nasıl ateştir böyle; hasta , sağ
Zemheri ayazında kalan Karabağ .

Viralarla denize açılan düşler gibi
Yürüyünce zamana yıllar susar, çağ
Bülbülün bir kanadı düşünce ark içine
Boynu bükülür gülün; bahçe ağlar, bağ
Nil mi akıyor yoksa müjgânın?
Nasıl ateştir böyle; hasta kalkar, sağ ?

Bakma öyle ne olur taht yıkılır, tuğ ;
Gülme, öyle gülersen çağ !

/

Etiketler: , , , , ,

1/102/103/104/105/106/107/108/109/1010/10 (8 kere oylanmış, Ortalama: 10/10)

Bunlarda Okundu:

Yorum Yapın